Motivasyon Sunum Raporu

İyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler. Birazdan duymaya çok aşina olduğumuz fakat hayatımıza dahil etmekte biraz zorlandığımız bir kavramı konuşacağız. Elde etmesi zor ama elde tutması daha da zor olan bu kavram: Motivasyon. 
Motivasyon nedir ile başlayıp motive olmanın teorilerine kadar değineceğimiz bu değerli yazıda aradığınız sorunun cevabını bulacağınıza eminiz. Eğer siz de motivasyonunuza kavuşmanın mutluluğunu tatmak isteyenlerdenseniz, kesinlikle bu yazıyı canı gönülden okumanız gerektiğine inanıyoruz

Motive Olmak ya da Olmamak
Peki ama motive olmak ya da olmamak bizler için neden bu kadar önemli ki diye soracak olabilirsiniz. Bunu şu şekilde bir örnekle açıklayabiliriz:
Biliyorsunuz ki, insanoğlu olarak içimizdeki başarılı olma isteğimize rağmen yine de hayatımızda birçok işi yarım bırakıyoruz. Mesela; pazartesi başladığımız diyetlere henüz haftanın sonuna bile ulaşamadan son verebiliyoruz. Bu liste böyle uzar gider. Bizim bu işlerimizi tamamlayamamamızın nedeni, motivasyon kavramının içinde saklıdır.

Motivasyon Nedir?
Bir diğer adı güdüleme olan motivasyonu; iç ve dış uyarıcıların etkisi ile, içsel olarak harekete hazır hale gelerek, hedefe doğru bir davranışta bulunma olarak tanımlayabiliriz.

Motivasyon Kaynakları
Şimdi, bizleri harekete geçirmek için gerekli olan bu gücü yani motivasyonu oluşturan kaynaklar nelerdir ona bakalım.
Sosyal çevremizin bizlerin üzerindeki etkisi nedeniyle motivasyonumuzu etkileyen kaynakların ilk maddesine arkadaşlarımızı ve ailemizi koyabiliriz.
Bir başka faktör başarıdır. Bence ‘’Başarı başarıyı doğurur’’ sözü bile küçük bir başarının insanı ne kadar çok motive edebileceğini kanıtlar niteliktedir.
İnsanı öğrenmeye istekli hale getiren merak duygusu da önemli olan bir diğer etkendir. Hedefe ulaşmak için canla başla çalışan tüm mucitlerin ortak noktalarından birisidir merak.
Şimdi motivasyon kaynaklarımız arasından en ateşleyici güce sahip olana geldik. Kişinin kendisi ve sahip olduğu inanç. Düşüncelerimiz bir miktar çevremizden de etkileniyor olsa da biliyorsunuz ki onları değiştirmek sadece bizim elimizdedir. Ve bu değişiklikleri de tabii ki kendimize olan inancımızla başarabilmekteyiz.

Motivasyon Konusunda Yapılan Hatalar
Peki motivasyona etki eden bütün bu faktörler ışığında, hedeflerimize ulaşmamızı engelleyen hatalarımız nelerdir?
Yapılan hatalardan ilki ‘’yanlış yere odaklanma’’. Şundan emin olmalısınız ki; dikkat nereye odaklanmışsa, eylem oraya yönelik olarak gerçekleşir. Bu yüzden bir sonraki basamağa adım atmak için; merdivenin zirvesine ya da başka bir yöne değil, o basamağın kendisine bakmamız gerekir.
Aynı zamanda eğer hedeflerimize ulaşmak istiyorsak; kendimizi tanıyıp, eksik ve fazla yönlerimizin farkında olup, önceliklerimizi de bu yönler doğrultusunda seçmeliyiz.
Bir diğer nokta yanlış bakış açısıdır. Elbette gerçeklik sınırlarından çok da fazla uzaklaşmamak şartıyla iyimser bir perspektifin bizleri başarıya götüreceğini bilmemiz gerekir.
Sıklıkla yapılan hatalardan biri de çocukluğumuzdan beri alışılagelen kendimizi başkalarıyla karşılaştırma durumudur. Sürekli kendimizi başkalarıyla kıyaslamak, bizi ya mutsuzluğa ya da kendini beğenmişliğe doğru sürükleyecektir. Ki bu gerçekten çok ince bir çizgidir.

Nasıl Motive Olunur?
Buraya kadar motivasyonu etkileyen faktörlerden ve yapılan hatalardan bahsettik. Peki, o zaman kendimizi motive edebilmek için neler yapmamız gerekir?
Öncelikle kendi ulaşılabilir hedeflerinizi belirlemelisiniz. Ardından eğer bir planlama yapmazsanız, muhtemelen sadece o işi yapmak istemenizle kalırsınız. Planlar da oluşturulduktan sonra tüm korkular mutlaka sorgulanmalıdır. Ve eğer hata yaptığınız bir durum gerçekleşirse; o durumdan ne kadar çok şey öğrendiğinizi anlamanızın, fazla uzun sürmeyeceğinin de farkında olmanız gerekir.
Harekete geçtiğiniz andan itibaren de planlarınıza düzenli olarak uyarak zamanınızı verimli kullanmalı ve ilerlemenizi takip etmelisiniz. Elbette bir yandan da oluşabilecek aksiliklere karşı hazırlıklı olmak unutulmamalıdır. 
Bir diğer gerekli unsur da dengeli uykudur. Uykunun azı da çoğu da zamanımızı verimli olarak kullanmamızı engellemektedir.
Motive olmak için yapılması gerekenler konusunda son maddemiz ise; adım atmak.
Devam etmenin başlamaktan çok daha kolay olduğunu sizler de bilirsiniz. Hem adım atılan yolda ilerleme kaydedildiğinin görülmesi de kişiyi motive olmaya sevk eden bir başka etkendir. Bu nedenle doğru fırsatı ve zamanı beklemeden, en kısa sürede planladığınız yolda harekete geçmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
Ayrıca unutmamanız gereken bir diğer konu da her insanın parmak izi gibi, kişiliğiyle de birbirinden ayrıldığıdır. Bu yüzden bir başkasının motivasyon kaynağı bizi motive etmezken, bir diğerinin hiç etkilenmediği bir faktör bizi hedeflerimize var gücüyle itebilir.
Dolayısıyla kendinizi tanıyarak, işlerinizi ertelemenizi engelleyecek kaynakları siz kendiniz keşfetmeli ve hedefinize doğru kocaman bir adım atmalısınız.
 
Motivasyonun; Öz Disiplin, Öz Yeterlik, Konsantrasyon ve Erteleme Kavramlarıyla İlişkisi
Motivasyonumuzu anlamak ve kendimiz ile bağlantısını kurabilmek adına; bizler için önemli olan bazı kavramlar ile motivasyonun ilişkisini incelemek istiyoruz. Mesela bunlardan biri olan öz disiplin
Öz Disiplin Nedir?
Öz disiplini size somut bir örnekle anlatmam gerekirse eğer; bir kişinin 1 yıl boyunca sabah 8’de kalkacağım demesi ve sabahları hiç istememesine rağmen sabah 8’de kalkması bir öz disiplindir. Motivasyon ile ilişkisine bakacak olursak motivasyon, öz disiplinin ateşleyicisidir.
Öz Yeterlik ve Motivasyon İlişkisi
Bir başka kavram olan Öz yeterliliği incelediğimizde ise Bireyin öz yeterlilik algısını, bir aktivite için hissedeceği motivasyonun temel belirleyicisi olarak görebiliriz.
Yeterlilik duygusu yüksek olan kişiler, çabaları sonucunda iyi performans gösterebileceklerine ve iyi sonuç alacaklarına inanırlar. Bu inanç da onların işlerine daha yüksek motivasyonla çalışmalarına sebep olur.
Motivasyon ve Konsantrasyon
Önemli bir diğer kavram ise; konsantrasyondur tabii ki. Motivasyon ile doğru orantılı olan konsantrasyon, o işe ne kadar bağımlı iseniz o kadar artmaktadır. Sevdiğiniz işte çalıştığınız takdirde motivasyonunuz ve konsantrasyonunuz olumlu yönde artacaktır. Bunun için her zaman sevdiğiniz işleri yapmanızı önerilmektedir.
Erteleme ve Motivasyonun İlişkisi
Şimdi bizlere bir o kadar tanıdık olan bir kavramdan daha bahsetmek istiyoruz. Ertelemek. Atalarımızın şöyle bir cümleler kurduğunu hayal edebiliyor musunuz? “Ben bugün hiç motive değilim o yüzden avlanmaya çıkmayacağım.” “Boş ver, yazıya ne gerek var sonra bulurlar zaten.” “Şu anda canım ateş yakmayı hiç istemiyor.” Böyle cümleler duyamazdık. Çünkü hayatta kalmak, ertelenemeyecek kadar önemli bir motivasyon kaynağıdır. Günümüzde bir çoğumuz temel ihtiyaçlardan daha fazlasına sahibiz. İşte bundan sonrası için motive olmakta biraz zorlanıyor olabiliriz ancak ertelediğimiz işlerimizin bizlerin motivasyonunu azaltmasına engel olmalıyız. Sonuçta hiçbir yenilik, erteleyenler tarafından yapılmamıştır.
Motivasyonu Korumak ve Artırmak
Motivasyonun oluşumu ve etkileşim halinde olduğu durumlardan bahsettik. Şimdi ise oluşturmuş olduğumuz motivasyonu koruma ve arttırma yöntemleri hakkında ufak tavsiyelerimize bakalım.
Motivasyonu Artırma ve Koruma Yöntemleri
Motivasyonumuzu korumak için mutlu olduğumuz hobilerimizi ihmal etmemeliyiz. Mesela Müzik dinlemek, bizi motive ettiğine inandığımız birkaç müzik türü belirleyip ihtiyaç duydukça dinlemek veya hobi edinmek çok iyi bir motivasyon arttırma yöntemi olabilir. 
Güne başlarken o günün iyi geçeceğine dair olumlu düşünmek, güne gülümseyerek ve pozitif başlamak bizlerin motivasyonunu arttırmakta ve korumakta çok önemlidir.
“Yapamam!”, “Başaramam!”, “Mümkün değil!”, “Yarın başlarım.”, “asla”, “ama, fakat” gibi olumsuz cümle ve kelimeleri unutmak; bunlar yerine ise EYLEM PLANI OLUŞTURMAK ve bunun için harekete geçmek de motivasyonumuzu korumak için çok değerli bir adımdır.
Bir diğeri ise HAYALİNİ KURMAK- Hedefimize ulaştıktan sonraki duygularımızın hayalini, Hedeflediğimiz işe başlamadan önce kurarak, motivasyonumuzu hiç düşürmeden yola devam edebiliriz.
Günümüzde motivasyonumuzu kaybetmemek her ne kadar zorlaşsa da değişen koşullara ve değişimin kendisine açık olmak, bizim motivasyonumuzu arttıracağı gibi kendimizi geliştirmemizi de sağlayacaktır.
Kendine güvenmek ve inanmak her şeyin temelidir, özgüveni kaybetmemek, cesaretli olmak motivasyonumuz için çok önemlidir.
Ve son olarak da belki de en etkili olan yöntemlerden birinden bahsetmek istedik; başarılı insanların hayat hikayelerini dinlemek ve onların gayret ve azimlerini örnek almak,

Başarılı İnsanların Motivasyonları
Burayı biraz daha detaylandırmak istiyoruz. Başarılı insanların hikayelerine ve motivasyon konuşmalarına genel bir bakış atacak olursak hepsinin özünde kişinin kendisine olan güvenini arttırmak vardır. Çünkü çoğu zaman bir şeyleri başaramayacağımızı düşünerek hiç uğraşmadan bir kenara çekilebiliyoruz. Başarısızlıktan o kadar çok korkuyoruz ki başarıya şans vermiyoruz.
Peki sizce başarıya şans verip bu ölçüde hayatlarında fark yaratan insanları diğerlerinden ayıran nedir?
Hemen söyleyelim; başarılı insanların motive olmayı sürdürebilmesidir.
Peki Başarılı insanlar kendilerini motive tutmaya yardımcı olmak için neler yapıyorlar?
1. Realistik hedef belirlerler
Tabii ki büyük, şaşaalı hedeflerimiz de olmalı. Ama bu hedefi lokmalık, tüketilebilir hedeflere ayırdığımızdan da emin olmalıyız.
2. Başarılı insanlar kendilerini toparlarlar (Hareketin Devamlılığı)
Karşılaştıkları kötü bir durumu farklı açılardan ele aldıktan sonra ilerlemeyi sürdürürler. Enerjileri bitse bile çalışmaya, hedeflerine koşmaya devam ederler.
3. Geleceklerini gözlerinde canlandırırlar ve gerçekleşmesini sağlarlar
Siz de elde edeceğiniz şeyi ve. yaratacağınız etkiyi gözünüzde canlandırın. Başarılı insanlar, ne başarmak istediklerini düşünürler ve adım atarlar!
4. Büyük resme odaklanırlar
Bazen çevrenizde başarılı olamayacağına inanarak motivasyonu düşen insanlar olacaktır. Eğer bunlardan etkilenir, pes edip bırakırsanız belki de sonunda alacağınız çok değerli karşılıkları başından kaçırmış olacaksınız.
İşte bu yüzdendir ki gözünüzü büyük resimden ayırmamanız gerek
Fazla Motivasyon
Tüm bu motivasyon örneklerinin incelemek bizlere motivasyonumuz ne kadar yüksekse o kadar iyi olacağımızı hissettiriyor olabilir. Ancak her şeyin olduğu gibi fazla motivasyonun da zararları vardır.
Aşırı motivasyona sahip kişilerin, fazla güdülenmiş olmasından dolayı hata yapma durumu ortaya çıkabilir. Bu kişiler belirli bir hedefe yöneldikleri için birçok fırsatın da kaçırılmasıyla da karşı karşıya kalabilirler. Bu şekilde aşırı motive olan insanlar hem kişisel hem de kurumsal hayatlarında birçok sorun yaşayabilir.
İçsel – Dışsal Motivasyon
Peki Bu Yolculukta İçsel Motivasyonun Rolü Nedir?
İçsel motivasyon, kişinin öğrenme sürecinde öğrendikleri ile ilgilenmesidir ve kişi bunu doyum elde ettiği için yapar. İçsel motive olan birey için güdüleyici unsur ödül veya baskıdan ziyade faaliyetin ilgi çekici veya eğlenceli olmasıdır.
Dışsal Motivasyon İse Kişinin Öğrenme Sürecini Araçsallaştırıp İstediği İkinci Bir Şeye Ulaşmalarını Sağlar.
Sosyal ve örgütsel olarak ikiye ayrılan motivasyon faktörleri ise dışsal motivasyonun en önemli araçlarındandır.
İçsel ve Dışsal Motivasyondan Bahsettikten Sonra Aslında Oldukça Bağlantılı Olan Oyunlaştırma Kavramından Da Sizlere Söz Etmek İstiyoruz.
Oyunlar birey ve toplum olma sürecinde etkili eylemler olarak geçmişten bugüne karşımıza çıkıyor. Temelinde hepimizin bildiği gibi eğlenme ve deneyimleme içgüdüsü yer alan oyunlaştırma kavramını “oyun tasarım unsurlarının oyun dışındaki durumlarda kullanılması” olarak tanımlayabiliriz. Gelişen teknoloji ile oyunların gerçeğe, gerçeğin de oyuna dönüştüğü günümüzde oyunlaştırma, özellikle öğrenme-öğretme sürecinin verimliliğini arttırarak içsel motivasyonu destekleyen bir eylem olarak karşımıza çıkıyor.
Peki Oyunlaştırmada Hangi Ana Yöntemler Kullanılmakta?
  1. Katılımcıları tamamladıkları görevler için ödüllendirmek: buna geçtiğimiz ay bizlere verilen rozetleri örnek verebiliriz.
  2. Halihazırda var olan işlerin katılımcılar tarafından oyun gibi hissedilmesini puanlama sistemi ile sağlayarak katılımcılar arasında liderlik sıralaması oluşturmak
  3. Rekabet ortamı yaratmak açısından da bizlere yöntem sağlayacaktır.
  4. Oyunlaştırılmış interaktif video ile eğitim yönteminde çalışanın olayı içselleştirmesi için simülasyonlardan yararlanılabilir.

Şimdi sizlere biraz da motivasyon teorilerinden bahsetmek istiyoruz.
MCGREGOR’UN X VE Y TEORİSİ
X teorisi kötümser bir yaklaşıma sahiptir.
  • Çalışanlarının işten hoşlanmadıklarını, hırslı olmadıklarını ve öz merkezli olduklarını varsayar.
  • Bu teoriye göre insan sadece maddi bakımdan ödüllendirilirse harekete geçer.
Y teorisi ise tam tersi olarak iyimser bir yaklaşıma sahiptir.
  • Çalışanlarının sorumluluk sahibi ve hedefleri için çalışmaya istekli kişiler olduğunu varsayar.
  • Buna göre çalışanlar yaratıcılık ve öz yönlendirme yeteneğine sahiptir.

ZAMANSAL MOTİVASYON TEORİSİ
Aslında adından da anladığımız gibi zamanın motivasyon üzerindeki etkisini araştıran bir teoridir ve söylenene göre birçok teoriyi de içinde barındırır.
Ekranda görüyor olduğunuz denklemde de özetlediğimiz gibi, bu teoriye göre motivasyonu, kişinin beklentileri ve beklentilerine verdiği değer arttırırken, beklentilerine ulaşmasını geciktiren engellerin etkisi azaltıyor.
ÖZENDİRME TEORİSİ
Temelinde ödül kavramı vardır.
Yapılan çalışmalar ödüllerin hemen verilmesinin etkiyi arttırdığını gösterir. Bunun sebebi ise eylem-ödül arası ilişki kurma süresinin kısalmasıdır. 
Tekrar eden eylem-ödül ilişkisi ise kişinin davranış şeklini olumlu etkiler.
ÜÇ İHTİYAÇ TEORİSİ
Burada başarı, güç ve birlik ihtiyacı baskın olan insanlar görüyoruz.
Başarı ihtiyacı baskın olan kişiler zorlayıcı hedefler belirlemeye ve bunları başarmaya odaklı kişilerdir. Risk almaya yatkındırlar ve geri bildirim sürecini oldukça önemserler. Ayrıca bu kişi tipinde yalnız çalışma tercihinin fazla olduğu görülür.
Güç ihtiyacı baskın olan kişiler ise kontrolü eline alıp tartışma kazanmayı, rekabette önde olmayı ve saygı duyulmayı isteyen kişiler olarak karşımıza çıkarlar.
Birlik ihtiyacı baskın olan kişilerde ise daha çok bir gruba ait olma ihtiyacı görülür. Risk içeren görevlerden kaçınırlar ve grubun geri kalanına katılma eğilimi gösterirler.
HEDEF GÜDÜMLÜ TEORİ
Belirli bir bitiş koşuluna odaklı kişilerin motivasyonunu açıklamakta kullanılan teoridir. 
Gördüğünüz gibi smart kelimesini oluşturan harflerin her biri hedefin belirgin, ölçülebilir, ulaşılabilir, ilişkili ve zaman sınırına sahip olması gerektiğini söyler.
İçerik teorileri altında üç farklı teoriyi inceledik. İlk olarak Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden bahsetmek istiyoruz.
MASLOW’UN İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ
Buna göre insanın ihtiyaçları sınırsız ve birini giderdikten sonra diğeri ortaya çıkmakta. Giderilmiş ihtiyaç ise kişide motivasyon sağlıyor. Maslow bu hiyerarşiyi bir piramit ile ifade ediyor.
Piramit’in en altında fizyolojik ihtiyaçlar yer almakta. Biyolojik varlığın devamı için kişi bu ihtiyaçları giderdikten sonra karşısına güvenlik ihtiyacı çıkıyor. Güvenlik ihtiyacının temelinde barınma ve korunma yer alıyor. Bu iki basamak ardından ise karşısına sosyal bir varlık oluşunun da getirisi olan sevgi/ait olma ihtiyacını görüyoruz. Beğenilme ve kabullenilme ihtiyacı kişide giderildikten sonra ise saygı ihtiyacı ortaya çıkıyor. Burada saygı ikiye ayrılır: kişinin kendisine olan saygısı ve çevresindekilerin ona olan saygısı. Tüm bu basamakları birer birer çıkan insan son olarak yeteneklerinden tam olarak yararlanıp potansiyelini en üst seviyede kullandığı kendini gerçekleştirme noktasına ulaşır.
HERZBERG’İN ÇİFT FAKTÖR TEORİSİ
İnsanların işiyle ilgili onları memnun edecek faktörlerin neler olduğuna yönelik araştırmalara dayanır.
Herzberg bu teorisinde insanların işlerinde onları memnun eden ve onlara kötü hissettiren faktörleri birbirinden ayırmıştır. Buna göre motive edici faktörler arasında işin kendisi, başarma ve tanınma gibi faktörler yer alırken olumsuz etkileyen faktörler yani hijyen faktörleri arasında ise gözetim, iş koşulları, ücret, statü gibi faktörler yer alır.
VROOM’UN BEKLENTİ KURAMI
Çalışanların işindeki başarısı ya da iş doyumu, davranışlarının ödüllendirilmesi ile ortaya çıktığını destekleyen bir teoridir.
Çalışanların davranışları, kendi beklentileri ve çevresel koşullarının etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır.
Çalışanın iş doyumuna ulaşması için ise çaba, performans ve ödüllerin çalışanın kişisel amacına uygun olması gerektiği ileri sürülür.
Son olarak sizlere bir alıntı ile veda etmek istiyoruz. 
“Motivasyon yakıt olarak amaç depolar, vizyonla yola çıkar ve eylemle kendini gerçekleştirir.”
Pat Mesiti

Bir ekip olarak bu yolda motivasyonunuzu hiç kaybetmemenizi diliyor ve yazımızı burada bitiriyoruz. Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İnsanlar Neden Girişimci Olmak İster?

Çağımızın Mesleği: Girişimcilik

İŞ-YAŞAM DENGESİ