Dijitalin Ayak Sesleri: Dijital Yetkinlikler
Kaseti biraz geri sarıp ilk insanları düşündüğümüzde ilk amacının o gün doğayla verilebilecek yaşam mücadelesinden başarıyla çıkmak ve karnını doyurmak olduğunu söyleyebiliriz. Fiziksel yeteneklerini kullanarak doğada toplayıcı olarak mücadele eden insan, farklı şartlar altında (nüfusun artması, hazır besinin yeterli olmaması, hastalıkların ortaya çıkması vb.) fikirleriyle yeteneklerini birleştirerek üretici konuma geçmiştir. İhtiyaçlarını karşılamak için dev makineler üretmiş ve kalan enerjisini fikirlerine yoğunlaştırmıştır.
İlkel düzeyde sahip oldukları av malzemeleri aynı konumda bulundukları insanlardan daha başarılı olmalarını ve daha kolay beslenmelerini sağlıyordu. Günümüzde ise aynı ofiste birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarımızdan daha seçilebilir ve başarılı olmamız için birçok yetkinliğe aynı anda sahip olmamız ve bunları sürekli güncel tutabiliyor olmamız bekleniyor.
Sonuçta gelecekteki yetkinlikleri 5 kategori altında inceliyoruz:
Temel ve fiziksel yetkinlikler artık
ürettiğimiz makinelere bıraktığımız yetkinliklerden ikisi. Üretimi uzun vadede bizden
çok daha verimli ve hızlı gerçekleştirebiliyorlar. İnsanların hissederek algıladığı
beş duyuyu onlar sensörleri ile algılayabiliyorlar. Bizim zihnimize ya da
manuel olarak kaydettiğimiz verileri onlar çok daha büyük setler halinde
çeşitli bulut sistemleri ile kaydedebiliyorlar. Fiziksel ve temel yetkinlikler
bazında kendimizle birebir kıyasladığımız zaman bizden çok daha başarılı
gözüküyorlar.
Ancak…
İleri Seviye Bilişsel, Sosyal ve Dijital
Yetkinliklere baktığımızdaysa iplerin hala elimizde olduğunu
söyleyebiliriz.
Çünkü nefret edebiliyor, aşık olabiliyor, rüya
görebiliyor, hayal kurabiliyoruz. Ve bunların hepsini hala mekanizmasını
çözemediğimiz bir takım hormonal, sinirsel süreçlerin sonucunda yapıyoruz.
Duygusal kararlar verip inisiyatif alıyor, birlikte çalıştığımız insanlarla
iletişim kurabiliyor, onları etkileyip motive edebiliyoruz.
Düşünsenize bir robotun verdiğiniz bir set veriyi analiz
etmek istemediğini, “bugün canının istemediğini” söylediğini hatta “çok biliyorlarsa
insanlar yapsın” dediğini…
Peki Ne
Demek Bu Dijital?
Endüstri sürecinin ilk adımlarından itibaren süreci
değerlendirdiğimizde; teknolojinin gelişmesiyle üretmenin, üreticinin, ürün
tanımlarının sık sık değiştiğini görebiliriz. Üretme fikrinin kabuk
değiştirmesi ile birlikte belli akımlar çevresinde bilgi yığılmaları oluşmuş ve
bu akımlar odak noktası alınarak sanayicilik “4” dalgada incelenmiştir.
Makineleşme ile başlayan ilk adım otomasyon sistemlerin hayatımıza girmesiyle
4. Dalgasına ulaşmıştır.
Otomasyon sistemlerin hayatımıza
girmesiyle birçok dijital araçla tanışmış olduk. Hepimizin elinin altındaki
sosyal medya, yapay zeka, konum bilgisine sahip akıllı ürünler, cloud sistemler
artık bilgiye sahip olmamızı çok kolaylaştırmakla birlikte bilgiyi dünyanın her
yerine ulaştırabilmemizi sağlar hale geldi.
Bu noktada bilgiye sahip olan bireylerin başarılı olmasından
değil bilgiyi işleyebilen, güncel tutabilen, performans haline getirebilen dijital
yetkinliğe sahip bireylerin başarılı olmasından konuşur
hale geldik.
Dijital
Yetkinlikleri Birkaç Başlık Altında İnceleyecek Olursak:
Büyük Veri Kullanımı ve Bilgi
Analizi: 2020 itibari ile tüm dünyanın bir günde veri üretim miktarı:
2.5 Kentilyon bayt. (25000000000000000000 bayt)
Bu miktarın içinde iki merkez
bankası arasındaki veri aktarımı, bir kameranın trafik kontrol merkezine
yolladığı görüntü, instagram ana sayfanızı hangi saat aralıklarında hangi
sıklıkla yenilediğiniz, komik olduğunu düşündüğünüz snapchat lenslerini
kullanarak çektiğiniz ördek dudaklı fotoğrafınız da bulunmakta.
Yani bu kadar büyük hacimli bir kütleyi kullanmadan sırtımızı
dönmemiz mantıksız olacaktır. Artık arama motorlarını doğru kullanma, veriyi
analiz etme, işleme ve kullanabilir hale getirme yetkinlikleri aranır hale
geldi.
Dijital
Takım Çalışması:
Çevrimiçi ortamda Japonya’daki
firma temsilcileri ile gerçekleştirdiğimiz toplantımızdan 5 dakika sonra
Almanya’daki firma yetkilileri ile iletişime geçebiliyoruz. Artık bütün
dünyanın takım arkadaşımız olabilmesi potansiyelini düşünürsek dijital araçlar
üstünden sürekli ulaşılabilir olmamız, ortak paylaşım araçlarını doğru ve
sürekli kullanabiliyor olmamız beklenmektedir.
Dijital Duygusal Zeka ve İletişim:
Özellikle kurumsal hayat
çalışanları olmak üzere bir günde aldığımız yüzlerce mailin ya da mesajın duygu
durumunun anlaşılması, empati kurulması ve buna göre hareket edilmesini düşünürsek;
dijital araçlarla iletişim kurabilmenin oldukça önemli olduğunu
söyleyebiliriz.
Sanal Liderlik, Dijital Haklar ve Güvenlik:
Bundan birkaç on sene önce
ortaya atılan bir yeniliğin hayatımıza yerleşmesi onlarca yıl sürüyordu. Günümüzde
ise beş sene gibi kısa sürede bir yeniliğin farklı varyasyonlarını deneme
şansımız oluyor.
Bugün yaptığımız her şeyle çok yakın
olduğumuz geleceğin satır aralarını okuyabilmek; liderler için sayılabilecek en
önemli yetkinliklerdendir.
Ayrıca hayatımızın her yerine yerleşen dijital araçların
kullanımında bireylerin kişisel ve yasal hakları hakkında bilgi ve anlayış sahibi
olmak, kullanılan araçların güvenlik ayarlarını incelemek de sorumluluklarımız arasındadır.
Pandemi Sürecinde Değişen Yetkinliklerimiz:
Bundan bir sene önce asla öngöremediğimiz bir pandemi sürecine girdik ve hayatımıza nasıl ve ne şekilde gireceğini bilmediğimiz sürekli devam eden krizlere karşı değişimin ve dönüşümün hepimiz için ne kadar gerekli olduğunu, altyapı eksikliklerimizin neler olduğunu görmüş olduk.
Sürekli devam eden belirsizlik ve stres ortamında verimli
kalabilmek ve motivasyonu korumak aynı şekilde bu değişime adapte olmak
beklenirken dış dünya ile evlerimizdeki tek bağlantı olan dijital araçları bu
süreçte aktif kullanır hale geldik. Normalde saatlerce konum değiştirmemiz
gereken etkinliklere bir link üstünden 5 dakika ara ile katılabilir hale
geldik.
Bunun yanında X kuşağı Z kuşağının tüketim çılgınlığı ile
tanışmış oldu. Daha önce tereddütle yaklaştığımız çevrimiçi satış sitelerinde
pijama ve kitap satışları tavan yaparken market alışverişlerimizi bile internet
üstünden yapmayı öğrendik.
İş
Hayatında En Etkin 10 Yetkinlik:
Sürekli değişimden, dönüşümden,
birçok şeyin hayatımızdan çıktığından ve hayatımıza girdiğinden bahsediyoruz.
Dünya
Ekonomi Forumu düzenlediği raporlarla öngördüğü 10 en etkin yetkinlikle geleceğe
ışık tutuyor. Geleceğe hazır olmak için trendleri
iyi okumamız ve bugünden doğru alanlara, doğru yetkinliklere yatırım yapmamız
oldukça önemli.
Yapılabilecek birkaç yorum şu şekilde:
• 2015 yılından 2020 yılına geçişte 8
yetkinlik korunurken 2020’den 2025’e geçişte 3 yetkinlik korunmaktadır.
Değişimin ivmesini burada oldukça net gözleyebiliriz.
• 2015 yılı ve 2020 yılı yetkinlikleri
daha çok kişisel beceri ve iletişim yeteneklerini ön plana çıkarmıştır.
• 2025 yılı projeksiyonuna
geldiğimizde COVİD-19 etkisi net bir şekilde görülmektedir.
Dayanıklılık,
stres toleransı ve esneklik gibi kendi kendini yönetme becerileri COVİD-19
etkisi altında göze çarpan yetkinliklerdir. Uzaktan eğitim ile çalışma
yöntemlerinin popüler olduğu 2020 yılının sonrasında da bu etkilerin süreceği
düşünülebilir. Bu nedenle 2 yeni yetkinliğin teknoloji tabanlı olduğu açıkça
görülmektedir: “Teknoloji Kullanımı” ile “Teknoloji Tasarımı ve Programlama”.
• Covid etkisi daha uzun vadede yerleşmesini beklediğimiz
yetkinliklerin çok kısa sürede çok daha hızlı bir şekilde hayatımıza giriş
yapmasını sağladı. Bu noktada hızlandırıcı etkisi olduğunu söyleyebiliriz.
• COVID-19 etkisi ile 2025 yılı projeksiyonuna hiç yokken ilk sıradan dâhil olan yetkinlik: “Analitik Düşünme ve İnovatif Olmak” olmuştur. Sorunları parçalar halinde inceleyip inovatif çözümler üretmek oldukça değerli gözükmektedir
“Yapay zeka yerimizi alacak mı?”, “Robotlar sonumuz
olacak mı?” gibi yersiz ve öngörüden uzak düşünceler yerine dijitali kullanmayı
öğrenmek, dijital çağın bir parçası olmak, dijital yetkinlikleri kazanmak hayatımız
adına yapacağımız müdahalelerin belki de en önemlisi olacaktır. J





Yorumlar
Yorum Gönder