Neymiş Bu Girişimcilik!
Neymiş bu girişimcilik!
Dünyaca ünlü girişimcilerden olan Elon Musk’ı, Steve Jobs'u veya Alibaba’nın kurucusu olan Jack Ma’yı duymuş, başarı ve hayat hikayelerini dinlemiş olabilirsiniz. Son dönemlerde sıklıkla duyduğumuz girişimcilik kavramını ilk girişimciler ve günümüz girişimciler üzerinden inceleyelim.
İlk girişimcilik yaklaşık 20.000 yıl önce başlamıştır. İnsanlar arasında bilinen ilk girişimcilik olan ticaret, Yeni Gine’de yaklaşık M.Ö. 17.000’de gerçekleşmiştir. Yerel halk ihtiyaçlarını karşılayabilmek için farklı bölgeler ve kabileler ile bin yıl boyunca alışveriş yapmıştır. Mal ticareti erken tür bir girişimciliktir.
Tarım devrimi sonrası köyler ve kasabalar oluştukça topluluk içinde herkes uzmanlık alanlarına ayrılmıştır. Zaman içinde uzmanlık alanları gelişmiş ve yenilikçilik hızlanmıştır. Aynı zamanda toplum içinde bir sorun oluştuğunda erken girişimciler bu sorunu çözerek kâr da elde etmiştir. Bu süreçteki alışverişler takasa dayanıyordu ve takas sınırlı bir ticaret imkanı sağlıyordu.Paranın icadı ve değişim aracı olarak kullanılması ile birlikte uzun mesafe ticareti kolaylaştı ve girişimciler değer depolama fırsatı yakaladı.
Günümüze yani 21. yüzyıla bakacak olursak insan sosyal ve ekonomik yapının merkezidir. Bilgiyi üreten, kullanan ve yöneten insandır. Girişimci, piyasadaki talep boşluklarını gören kimsedir. Bunun için bilgi toplumu girişimcisinin bilgiye ve bilgiyi yönetebilme kapasitesine ihtiyacı vardır. Belirsizliklerle dolu ve anlaşılması gitgide zorlaşan, gelecek endişesi taşıyan bilgi toplumunun girişimci liderlerinin, iç ve dış parametreler arasındaki ilişkiyi iyi bir şekilde analiz edip en fazla kazanç ve en az zararla değişimi kendi lehlerine çevirebilmeleri gereklidir.
Aralarında yüzyıllar olan bu 2 dönemde de girişimci, birey ve toplum için değer yaratan, ekonomik fırsatlara cevap veren veya ekonomik fırsatlar yaratan bireyler tarafından ortaya konan, mevcut bir üretim sürecine yeni konseptler ekleyip ürünü pazarlayabilme, satabilme ve kâra dönüştürebilme gibi yeniliklerle ekonomik sistemde değişikliklere neden olan kişidir.
İnsanlık tarihine iz bırakan girişimciler hangi özelliklere sahip olmalıdır?
İyi bir gözlemci olarak sorunları, eksikleri fark etmeli ve zekasını, ileri görüşlülüğünü kullanarak çözüm yolları geliştirmelidir. Planlama yeteneği olan, özgüvenli, risk alabilen ve lider bir kişiliğe sahip olmalıdır. İletişim becerisi, zaman yönetimi ve finansal yönetim konularında bilgi sahibi olmalıdır. Başarısını koruyabilmek için istikrarlı olmalı, zor durumlarla baş edebilmeli ve değişen dünyaya ayak uydurabilmelidir. Bu özelliklere sahip kişilere girişimci ruhlu diyebiliriz.
Girişimci doğulur mu olunur mu?
Bu soruya 2 farklı cevap veriliyor, ikisini de anlatıp kararı size bırakıyorum.
Girişimci doğulur görüşünü savunanlara göre girişimcilik, genetik mirasla gelir ve öğrenme yoluyla girişimci ruha dönüşür. Girişimcilik geni hala kanıtlamamış olsa da Elon Musk gibi girişimcilerin hayat hikayesi bu görüşü destekliyor.
Girişimci olunur görüşünü savunanlara göre girişimcilik; öğrenilebilen, geliştirilebilen, çalışarak kazanılabilen bir eylem.
Nevzat Aydın, Silikon Vadisi’ndeki start-up ortamını gözlemlemiş, oradaki yemek sipariş modelini Türk pazarına uygun hale getirerek Yemeksepeti’ni kurmuştur. Aynı zamanda Türkiye’ye internet girişimciliği kavramını kazandırmıştır. Nevzat Aydın'ın hikayesi girişimci olunur düşüncesini destekler niteliktedir.
Girişimcilik ile ilgili yüzlerce kitap, video, film yayınlandı. Girişimci olmak neden bu kadar dikkat çekiyor?
İnsanların girişimci olmak istemelerinin bazı nedenleri:
-Dünyadaki eksikliklere çözümler bularak dünyayı değiştirme amacı,
-Başarıyı daha çok sahiplenme,
-Patron baskısı hissetmek istememe ,
-Kurumsal hayatın kalıplaşmış kurallarına uymamak (çalışma saati, giyim tarzı),
-Diploma, derece gibi kuralların bulunmaması,
-Zenginliklere daha hızlı ulaşılacağı düşüncesi.
Peki girişimcilikte iş fikri geliştirme ve iş kurma sürecindeki adımlar nasıldır?
Girişimcilikte iş fikri tesadüfi ortaya çıkabileceği gibi yeteneklerin, zihin haritasının ve beyin fırtınalarının katkılarıyla araştırma süreci sonucunda da ortaya çıkabilir.
İş kurma sürecinde öncelikle girişimsel karar vermeden bahsetmeliyim. Girişimsel karar verme sürecinde ilk olarak sorun belirlenir, sorunun doğru tespit edilmesi sürecin başarılı olabilmesi için çok önemlidir. Sorun için çözümler üretilir, çözüm seçenekleri karşılaştırılarak en uygun olana karar verilir ve çözüm uygulanmaya başlar. Karar verme sürecinde normatif (mantığa,istatistiğe dayanan), betimsel (insan düşünceleri, psikolojik ifade barındıran) ve reçete sunan(karar vermeyi iyileştirecek ifadeler bulunan) teorilerden yararlanabilirsiniz.
İş kurma sürecinde maddi varlığa, yeterli zamana, bilgi, donanım ve hedeflere sahip olmalısınız. Girişim sürecinizde donanım eksikliği, yasal, kültürel ve ekonomik engellerle karşılaşabilirsiniz. Ekonomik sorun ile karşı karşıyasınız girişimciler için sağlanan kredi ve desteklerden yararlanabilir veya sponsor ile anlaşabilirsiniz. Bürokratik işlemlerde sadeleşme, danışma merkezleri kurma, başarılı girişimcilerden destek alma veya ortak bulma karşılaşabileceğiniz bazı sorunlara çözüm yolu olabilir.
Goethe “Zorlukları aşmanın tek yolu, yeni girişimlerde bulunmaktır.” demiş bu süreçler zor ve yorucu olsa da Jack Ma’nın dediği gibi ‘’En azından bir kere yeni bir şey deneyin. Bir şey için gecenizi gündüzünüze katın. Kötü hiçbir şeyin olmayacağını göreceksiniz.’’
Büşra Daşdemir
Yorumlar
Yorum Gönder