Girişimcilik Atölye Raporu

GİRİŞİMCİLİK ATÖLYE RAPORU

Girişimci insanlar işiyle ya da hayattaki tecrübelerinden yola çıkarak eline geçirdiği fırsatı en iyi şekilde kullanarak onu iş fikrine dönüştüren, risk alan ve aldığı bu risk neticesinde bir işletme kurarak bunu daima geliştirmeye çalışan bir yöneticidir.

Girişimcilik adı altında birçok farklı çeşit bulunmaktadır;

  • İç Girişimcilik: Bir işletme içerisinde yapılan girişimcilik faaliyetleridir. Özellikle günümüz rekabet dünyasında firmalar arasında önemlidir.
  • Dış Girişimcilik: Yeni bir işletmenin kurulması anlamına gelir. İç girişimciliğe göre riskleri daha yüksektir. Dış girişimcilik sıfırdan risk alarak yeni bir yapılanma oluşturmaktır. Başarısız olması durumunda varlığını sürdüremez.
  • Ticari (Ekonomik) Girişimcilik: Yapılan faaliyetlerin sonunda kar elde etmeyi amaçlar. 
  • Sosyal Girişimcilik: Kar elde etmek birinci planda değildir. Asıl amaç toplumsal fayda yaratmak ve çözüm sunmaktır.
  • Kamusal Girişimcilik: Girişimcilik sadece BİREYSEL olarak bir iş kurmak anlamına gelmez. Devlete bağlı okullar, hastaneler, bankalar gibi her alanda girişimcilik faaliyeti yapılabilir. Kamusal girişimcilikte sermaye ve girişimcilik faaliyeti bireye değil tamamen devlete aittir.
  • Sanal Girişimcilik: Teknoloji çağı ile birlikte tanımlanan yeni nesil girişimcilik türüdür. İnternet ortamında yapılan her türlü girişimcilik faaliyetlerini kapsar.
  • Kadın Girişimciliği: Son yıllarda ayrı bir girişimcilik olarak tanımlanan ve gerek devletler tarafından gerek özel şirketler tarafından destek verilen kadınların iş dünyasında birer girişimci olarak daha fazla yer almasını sağlayan girişimcilik türüdür.

Girişimcilik, girişimcinin hayatını tamamen değiştirirken, girişimcinin içinde bulunduğu topluma da büyük katkıları bulunmaktadır; 

  • Girişimciler istihdam yaratır: Yeni iş alanları yaratarak, ülkelerdeki istihdam sorununa çözüm yaratırlar.
  • Yenilik bilincini oluşturur ve yerleştirirler: Toplumlarda yaratılması güç olan yenilik bilinci, girişimciler tarafından uygulamalı olarak yaratılmaktadır. Bu kültürün yerleşmesi, sorun çözme ve verimlilik çalışmaları üzerinde pozitif etkileri vardı.
  • Girişimciler topluma sosyal anlamda katkıda bulunurlar: Girişimciler, çeşitli nedenlerle hayır kurumlarına ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların en büyük bağışçılarından bazılarıdır. Bazıları paralarını, daha fakir toplulukların temiz içme suyu ve iyi sağlık hizmetleri gibi yardımlarda bulunur.
  • Girişimciler milli gelire katkıda bulunur: Girişimciler bir ekonomide yeni zenginlik yaratır. Girişimcilerden gelen yeni fikirler ve geliştirilmiş ürünler ve hizmetler, yeni pazarların ve yeni servetin büyümesine izin verir.


Toplumumuza ve kültürümüze birçok pozitif katkısı olan girişimcilerin en önemli dayanakları kendi içlerindeki girişimci ruhtur. Maalesef girişimci diye adlandırdığımız kişi sayısı ile, girişimci ruhlu girişimciler sayısı eşit değil. Kendisine “girişimci” diyenlerin birçoğu aslında yatırımcıdan ibaret olup, yapılacak işin sermayesini sağladıklarında kendilerini girişimci olarak görmektedirler. Bu kişiler risk almayı istemeyen, mutlaka getirisine bakan ve patlama potansiyelinden öte kesin kârını görmek isteyen girişimci görünümlü yatırımcılardır.

Gerçek girişimcilerin en önemli unsuru olan girişimcilik ruhunun tetikleyicileri ve özel genlerle mi yönetildiği, daha doğrusu girişimcilik ruhunun doğuştan bir özellik mi olduğu yoksa sonradan öğrenilebilen bir beceri mi olduğu hala araştırılmaktadır. Bu soru için şuan net bir cevap olmasa da, girişimcilik geni olarak adlandırılan ve şimdilik sadece bir metafor olarak hayatımıza giren bu gen, son araştırmalarda zorlu durumlarda ya da problemlerin çoğaldığı koşullarda, bazı bireylerin bu problemlere çözüm getirebilmek için daha kritik şekilde düşünebildiği ve doğru karar alabildiği bilinmektedir. 

Hayatta hiçbir başarı ya da kazanımın “genetik” olarak gelmeyeceği fikri gibi, girişimciliğin de, zaman içerisinde öğrenilen, geliştirilebilen ve çalışılarak yol kat edilebilen bir eylem olduğu görüşü, daha çok kişilerin doğru işi seçmeleri gerekliliğine odaklanıyor. İlgi alanlarına yönelik çalışma gösteren bireyler, ister istemez ilgi duydukları alanla ilgili daha yapıcı ve geniş düşünüyor.

Peki bu girişimci ruh nedir, ne gibi unsurlara sahiptir örneklerle birlikte inceleyelim:

  • İyi bir gözlemci- Girişimci ruhun en önemli özelliklerinden biri iyi bir gözlemci olmaktadır. Starbucks kahve dükkanlarının kurucusu Milan şehrine yaptığı bir seyahatte buradaki küçük kahve dükkanlarından çok etkilendiğini ve Starbucks girişiminin temellerinin bu gözlem sonucunda ortaya çıktığı bilinmektedir. 
  • Vizyon ve inovasyon bilincine sahip olmalı- Elektrik şirketinde işe giren Panasonic firmasının kurucusu kısa bir süre sonra klasik duy tasarımını iyileştirecek bir fikirle ortaya çıkmış ve daha sonra girişimciliğe başlayarak Panasonic elektronik eşya üreticisi şirketini kurmuş.
  • Bilgili ve azimli olmalı- IKEA’yı kurduğunda henüz 17 yaşında olan Ingvar Kamprad, ilk 5 sene sadece fotoğraf çerçeveleri ve ev eşyaları satan bu mağazada mobilya satmaya da başladı. 1956 yılında gelindiğinde ise mobilya sektöründe çığır açan bir yeniliğe imza attı. Legolardan yola çıkarak, mobilyalarını kendileri birleştiren bir müşteri kültürünü başarılı bir şekilde yerleştirebilmek için girişimcinin bu girişimin tüm ayrıntılarını detaylı bir şekilde hâkim olması ve oluşabilecek tüm sorunları ön görebilmesi ile alakalıdır.
  • Fark yaratma amacının olması- ABD’de doktor muayenesinden önce zorunlu olarak istenen kan tahlili birçok hastaya ekonomik olarak bir yük oluşturmaktaydı. Bu yük hastaların yeterli tedaviden mahrum kalmaları ve ek sağlık sorunlarının oluşmasına yol açmaktaydı. Elizabeth Holmes kurduğu Theranos şirketinde bu açığa yönelerek daha hızlı ve daha ekonomik analizler yaparak kan tahlili sonuçlarının hızlı bir şekilde hastalarının maillerine ulaşmalarını sağlamaktadır.

Girişimciliğin pozitif taraflarından bahsederken aslında birçok negatif unsuru da barındırdığını ve girişimcilerin bu negatif durumlara göğüs geren nitelikte insanlar oldukları sürece başarılı olabildiklerini de unutmayalım. Girişimcilik ruhu ve aşağıda belirttiğimiz birçok nitelik, bu kişilerin bu negatif unsurlarla başa çıkmasına yardımcı olarak başarılı girişimleri oluşturan dayanak noktalarındandır:

  • Dünyayı değiştirme isteği: Girişimci ruhlu insanlar genelde sadece hayatlarını değil, dünyayı değiştirme arzusu içindedirler. Birçok girişimci yüzyıllardır yürüyen birçok dinamikteki açıkları yakalayarak, bu açıkları insan hayatı lehine nasıl kapatabiliriz diye düşünmektedirler.
  • Kendi işinin patronu olma isteği: Girişimciler genellikle bir patrona sahip olmakla mücadele ederler. Tam kontrole sahip olmak isteyen bu kişiler, bir üst makamın varlığı ile her zaman sorun yaşamaktadır. Bu tarz hiyerarşilerde boğulmuş ve geri çekilmiş hissedebilirler. 
  • Kurumsal kültürden kaçma isteği: Girişimciler sık sık, havasız kurumsal ortamların büyümelerini ve üretkenliklerini kısıtladığından bahsederler. Değişim ve farklılık algıları çok yüksek olduğu için oturmuş kurumsal kültürler kendileri için ideal çalışma alanları değildir.
  • Esneklik: Girişimci ruhlu insanların en önemli özelliklerinden biri belirli kalıplar içerisinde yaşamayı reddetmek ve bu kalıpları esneterek kendi hayatına uygulamalarıdır. Bu esneklik kavramı altında her türlü başlığı düşünebiliriz; mesai çalışma saatler, patron-çalışan ilişkileri, hiyerarşi vb.

Bir pazarlama otomasyon şirketi olan HubSpot’un gerçekleştirdiği bilimsel olmayan bir anket ve katılımcılara çeşitli girişimcilik soruları sordu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu kendi işlerini kurmayı düşündüklerini belirtti. HubSpot kullanıcılarını girişimciliğe adım atmaya motive eden en önemli nedenleri aşağıdaki gibi sıraladı:

  • %67 Başarılarını Daha Fazla Sahiplenmek İstiyor: Girişimcilikte bir işe yaptıgınız katkıdan çok daha fazla emek ve zaman harcadığınız için sonuçları da sizi daha çok motive ediyor.
  • %66 Daha Fazla Esneklik Arayışı: Esnek çalışma konusu girişimci ruhluların ortak özelliği olup, aslında kişinin bir takım kalıplardan çıkarak farklı düşünme tekniklerini geliştirmesini sağlayan bir etkendir.
  • %24 Tanıdıkları Başarılı Bir Girişimciden Esinleniyor: girişimcilik başarısının örneklerini görmek oldukça motive edicidir. Kendi hayatlarından örnekler vererek diğer insanların yapabilecekleri konusunda onları destekler ve motive edilmesinde önemli katkıları vardır.
  • %53 Girişimciliğin Hızlı Zenginliklere Giden Bir Yol Olduğuna İnanıyor: Girişimci olarak maaşlı bir işçiden daha fazla para kazanıp kazanmayacağınız, başlattığınız girişimin türüne bağlıdır. Fakat bu ifadenin tersine, girişimcilerin düşünülen büyük servetlere ulaşma süreleri kısa olmayıp, bu süreye ulaşana kadar kendi bütçelerinden harcama yaptıklarını da unutmamak gerekir.

Girişimcilik ruhu ve girişimcilik kavramında detaylıca bahsettikten sonra, girişimcilik kavramının yapısal basamaklarını inceleyelim:

  • İş fikrinin doğması
  • İş fikrinin geliştirilmesi: Fikir geliştirme süreci, kişinin en sabırlı ve üretken olması gereken süreçtir. Bu sürecin zamansal olarak bir kısıtlaması olmayıp, çok kısa bir sürede tamamlanan veya uzun yıllar süren bir süreçte olabilmektedir.

Bu süreçte kişinin doğru ilerleyebilmesi için birçok yöntem bulunmaktadır:

    • Beyin Fırtınası: Bir konuya çözüm getirmek için fikir üretmek üzere kullanılan üretimci bir metottur.
    • Yatay Düşünmek: Bu teknik insanların ihtiyaç ve istekleri hakkında düşünmek yerine, olaylara farklı bir bakış açısı kazandırır.
    • Zihin Haritası: Fikirler haritası olarak da isimlendirilen bu yöntem, beyin fırtınasına benzemektedir.  Bu yöntemde önce büyük bir kutu (veya daire) içine bir anahtar kelime ya da düşünce yazılır. Bu kelime ile ilgili bir fikir kişinin aklına geldikçe kutu içine yazıldıktan sonra fikirler arasında bağlantı kurmaya çalışılır.  Bağlantılı kutuların her serisi olabildiğince araştırılarak uzatılır.  Bu yöntem; kişinin bulduğu iş fikirlerini görselleştirmek, sınıflandırmak, üzerinde çalışmak için oldukça yararlıdır.

Fikir geliştirme aşamasından sonra karar verme aşamalarından bahsedersek;


    • Sorunun Belirlenmesi: Karşılaşılan sorunun tanımlanması karar verme sürecinin ilk aşamasıdır. Bu aşamada sorunun iyi tanımlanması, karar verme ve fikir geliştirme süreçlerinde önemli bir yol kat etmemizi sağlar. 
    • Seçeneklerin Belirlenmesi ve Karşılaştırılması: Sorunu ortadan kaldıracak en uygun seçenekler belirlenir. Her seçenek yarar ve zarar bakımından değerlendirilir. 
    • Karar Verilmesi: Alternatifler arasından en mantıklı seçim yapılıp karara varılır. 
    • Kararın Uygulanması: Karar kaynaklarla desteklenerek hayata geçirilir. Uygulama sonuçları izlenir ve denetlenir.

Girişimcilik Aşamaları


  • Girişimcilik motivasyonunu sağlamak: Motivasyon, iş kurmak isteyen kişiler için finansmandan bile daha güçlü bir etkendir. Çünkü işinizi kurmak veya girişiminize yön vermek için maddi kaynaklarınız  olsa bile işinizi kurma ve geliştirme sürecinde birçok sorunla karşılaşırsınız. Bu sorunlarla baş edebilmenin en kilit noktası sürekli ve yüksek bir motivasyondur. 
  • İş fikrini belirlemek: Motivasyonu sağladıktan sonraki ilk önemli adım başarı potansiyeli yüksek bir iş fikridir. Girişimciler iş fikirlerini belirlerken, öncelikli olarak iş deneyimlerini ve uzmanlık alanlarını ele almalı ve piyasalarda ne olup bittiğini gözlemlemelidir. 
  • Çalışma programını hazırlamak: İş kurma aşamasına ulaşabilmek için çalışma programı hazırlık sürecinde en başından sonuna kadar planlı bir şekilde hareket edilmelidir. Ayrıca iş fikrinin, piyasadaki rekabet ilişkileri içindeki yeri, müşteri kitlesi gibi konular dikkatli bir şekilde araştırılmalıdır. 
  • İş planın hazırlanması: Bu araştırmalar sonucunda, kurulacak olan işin en doğru ve uygulanabilir modeline ulaşmış olacaktır. İş planını da doğru bir şekilde uygulayan girişimci iş yerini fiziksel olarak kurmak için hazırdır. 

Girişimcilik ve iş kurma fikirlerinden ve aşamalarından bahsettik, fakat bu iş süreçlerinin de önünde bir takım farklı eksenlerden kaynaklı engeller bulunmaktadır. 

  • Ekonomi kaynaklı engeller: Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde finans sisteminin projeye kredi verme desteğinin yeteri kadar gelişmemesi, piyasada gerekli imkanın mevcut olmayışı sermaye arayan girişimcilere veya sermayesi olup iş fikri kurma sürecinde olan girişimciler için olumsuz etkiler yaratabilir.
  • Kültürel engeller: Rekabet sistemi ve bulunduğunuz toplumun girişimcilik ve değişim kültürleri üzerine nasıl fikirleri olduğu bazen size bir takım engeller oluşturabilir. 
  • Bürokratik ve politik engeller: Kredi temininde prosedürlerin uzun olması ve yeni girişimci için iş yeri açma ve kapatma ile ilgili bürokratik işlemlerin fazlalığı ve karmaşıklığı gibi maddelerden bahsedebiliriz. 

ENGELLERE KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1 -Başarılı girişimcilerden yardım alınarak onların tecrübelerinden yararlanarak girişimci adaylar için mentorluk hizmeti sağlanabilir. 

2- Girişimcilerin faaliyetleri ile ilgili danışabilecekleri danışma merkezleri oluşturulmalıdır ve bu prensipteki merkezler çoğaltılmalıdır. 

3- Yasal engellerin aşılması için bürokratik işlemlerin daha basit ve kolay halledilebilir hale getirilmesi gerekir. 

4- Girişimci sermayesi ve yatırım ortaklıkları geliştirilmelidir. Yeni girişimcilere kredileri ve desteklerinin arttırılmalıdır.

5- Eğitim eksikliğinin giderilmesi için daha çok iş planı hazırlamaya yönelik uygulamalı girişimcilik eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır. Yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesi konusunda tüm toplumun aydınlatılması ve eğitilmesi önemlidir.

GİRİŞİMCİLİK TARİHİ

-Girişimciler ilk olarak yaklaşık 20.000 yıl öncesinde gözlemlenmendi. İnsanlar arasında
bilinen ilk ticaret, Yeni Gine’de insanların ihtiyaçlarını gidermek amacıyla gerçekleşmiştir.

-Girişimcilikteki ilk büyük değişim, ​Tarım Devrimi ​sırasında gerçekleşti. Köy ve kasabaların topraklarındaki verim artarken, bir yandan da toplumdaki herkes diğer insanların uzmanlık alanlarına güvenebilir hale geldi ve bu sayede yeni meslekler ortaya çıktı. 

-Girişimcilik tarihindeki en önemli gelişmelerden biri de​ paranın​​ icadı​dır. Paranın
icadından önce, tüm girişimcilik ve ticaret takas sistemiyle gerçekleştirilmiştir. Takas
sisteminin sınırları "isteklerin tesadüfleri" olarak da biliniyordu. Örneğin, eğer bir
kimse 5 çubuk demir isterse, o barları almak için 1 at satmak zorunda kalmaktadır.
Aynı zamanda ata ihtiyaç duyan bir demir tüccarı bulması gerekmektedir.

Buradan çıkarabileceğimiz gibi, tarihin başlarında ticaret ve girişimcilik çok sınırlıydı. Para birimi girişimcilere birkaç önemli şey verdi:
● Uzun mesafeli ticareti kolaylaştırdı
● Bir değişim aracı olarak hareket etti
● Girişimcilerin değer depolaması için bir yol sağladı.

-1470 civarında nüfus artışı, pazarın girişimcilikle bağlantısını sağlamlaştırdı. Bu dönemde girişimcilikte yaşanan gelişmelerin birkaçına değinecek olursak:
● Küçük işletme sahiplerinin daha fazla finansman ihtiyacı olduğundan, bankacılık yeni boyutlara ulaştı.
● Girişimciler yurt dışından mal satın alabildiler ve bu malları ürünlere dönüştürerek büyük karlarla sattılar.

Tüccarların ve kaşiflerin ilerlemesinden önce, birçok insan sermaye birikimi
karşısında kaşlarını çattı. İnovasyon, dünya çapında çoğu kez engellendi.

Sanayi Devrimi, girişimcilik tarihinde bir başka derin kayma olmuştur. 18. yüzyıldan
itibaren girişimcilik, küçük şehirlerdeki küçük ölçekli üretimden büyük şehirlerdeki
büyük ölçekli üretime geçmiştir. Girişimcilikteki bu değişikliğin; enerji üretiminin kullanılabilirliği, iş gücünde artış gibi getirileri olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra girişimcilik değişmeye başlamıştır. En önemli nedeni, ekonominin giderek daha da küreselleşmiş olması. Daha iyi nakliye ve iletişim araçları, girişimcilerin ürünleri ve hizmetleri küresel kitleye satmalarını kolaylaştırmıştır.

21. yüzyıl bilgi çağına geçiş, toplumların kültürlerini değiştirdiği gibi yönetim ve
liderlik stillerini de değiştirmektedir Belirsizliklerle dolu, gelecek endişesi taşıyan toplumunun girişimci liderlerinin, iç ve dış parametreler arasındaki ilişkiyi analiz edip en fazla kazanç ve en az zararla değişimi kendi lehlerine çevirebilmeleri gereklidir.

Girişimcilik ile karıştırılan kavramlar: Girişimci-Yönetici

  • Girişimciliğin en önemli özelliği risk almak, yani kar ve zararın sahibi olmaktır. Yönetici ise işletmenin sorumluluğunu girişimci adına alır. Yönetici riskleri en aza indirmeye çalışırken, girişimci bu konuda çok daha atılgan kişiliklerdir.
  • Girişimci fırsatları yakalarken, yönetici hep problemleri görür.
  • Girişimci kontrole, yönetici düzene önem verir.
  • Yönetici bir 'ev' yapıp sonuna kadar orda yaşarken, girişimci evi inşa eder ve anında
    sonraki planlamaya başlar.
  • Girişimci yöneticinin sıraya sokacağı, düzenleyeceği şeyleri yaratır.
  • Yönetici olmazsa işler yürümez, girişimci olmazsa da yenilik olmaz.
  • Girişimci gelecekte, yönetici geçmişte yaşar.
  • Farklılıklar olsa da bir kişi hem yönetici hem de girişimci olabilir.

Girişimcilik dendiğinde adından sık sık bahsedilen franchısıng’e göz atalım.

  • Franchising kavramının Türkçede tam bir karşılığı yoktur. Kelimenin gerçek anlamına en yakın hâli olarak, “satış dağıtım imtiyazı” ya da “isim marka ve işletme hakkının kullanılması” şeklinde tanımlanması doğru olacaktır. Başka bir deyişle, “franchising”, dikey entegre olmuş bir dağıtım sistemi ve iktisadi bir organizasyon şeklidir.
  • Franchising sisteminin üç önemli unsuru vardır. Bunlar:
  • - Franchising en az iki işletme arasında devamlı bir ilişki amacıyla oluşturulur.
  • - İmtiyazı veren ve alan arasında, yüküm ve sorumlulukları belirten ve hukuki bağlayıcılığı olan bir kontrat oluşturulur. İmtiyazı veren, imtiyazı alanla kıyaslandığında daha baskın konumdadır. Yani, yaptırım gücüne sahiptir.
  • -Franchise alan ana firmanın ismi ve sözleşmede belirlenen şartları doğrultusunda işletmesini yönetir. Franchise sistemini tercih eden girişimci seçtiği markanın kurallarına uymak zorunda olup franchise verenin belirlediği şartlar dahilinde işletmesinde değişiklikler yapabilir.

Franchising yeni bir girişimci için doğru karar mıdır? 

  • Küçük firmaların franchise alarak işe başlamaları, yeni bir iş kurmaya göre daha az maliyetlidir.
  • Franchise alan firma, ana firmanın bölgesel ve ülke çapında yapmış olduğu reklamlardan yararlanır.
  • Franchise alan firmalar, ürün satışında ana firmanın müşteri potansiyelinden yararlandıkları için satışlarını garantilemiş sayılırlar.
  • Ana firma büyük miktarlarda malzeme aldığı için buna bağlı olarak franchise alanların maliyetleri azalmaktadır.

Peki franchise veren firmalar için durum nasıldır?

  • Büyük yatırımlar yapmadan pazar payını genişletirler.
  • Ana firma yabancı pazarlara franchise vermek suretiyle girmektedir.
  • Franchise yöntemiyle ana firmanın giderleri azalmaktadır.
  • Ana firma büyük miktarda malzeme satın aldığı için pazarlık gücünü kullanarak market indiriminden de yararlanabilir.
  • PATENT, icat sahibinin ürettiği ürününü belirli bir zaman üretebilme, onu kullanabilme veya satılabilme hakkına denmektedir. Bir ürünün patentini aldığınızda, o ürünle ilgili her türlü hakka sahip olursunuz. Ürünün başkaları tarafından kullanılmasını, üretilmesini ve satılmasını engelleyebilirsiniz. İsterseniz herhangi birine lisans aracılığı ile devredebilirsiniz. Sizden izinsiz kullanan kurumlar hakkında hukuki yollara başvurabilirsiniz.

Girişimcilik üzerine Ülke Politikaları:

  • Almanya

Almanya’da üniversitelerin yanı sıra belediyeler de kuluçka teşvikleri vermektedir. Ayrıca bankalar girişimcilere özel avantajlı kredi seçenekleri sunuyor. Girişimciler, Exıst, Invest gibi devlet destekli fonlardan da yararlanabiliyor. Bazı dev Alman şirketleri de hızlandırma programlarıyla startuplara yatırım veya iş birliği şeklinde destekler sağlıyor. 

  • İngiltere

2007’den beri girişimcilik faaliyetlerini %31 arttıran İngiltere, girişimcilik ekosistemine oldukça önem veren ülkelerden biridir. İngiltere’de, sadece startuplara 2018 yılında 6.1 milyar Sterlin yatırımı yapılmıştır. “Innovator vize’’ olarak adlandırılan vize yerine startuplar için başka bir vize daha bulunmaktadır. “Start-up Visa” olarak adlandırılan programda 2 yıllık oturma ve çalışma izni alınabilir. 

  • Peki Türkiye'de durum nedir?

Ülkemizde genç girişimcileri desteklemek amaçlı destekler girişimcilere sunulmaktadır.

KOSGEB Genç Girişimci Desteği, ülke çapında en iyi bilinen genç girişimcilere yönelik desteklerdendir.

  • İsviçre

Dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan İsviçre, oldukça yetenekli bir iş gücüne sahiptir. Cazip vergi rakamları sayesinde girişimcilere büyük maddi kolaylık sağlanmakta. Bir ürün üzerine girişim yapmayı düşünen girişimciler, ürünün %60’ını İsviçre’de ürettiği takdirde “Made in Swiss” bandrolünü alıp dünyaya pazarlayabilirler.

  • Estonya

Özellikle son dönemlerde teknoloji girişimcilerinin ilgilerini çeken Estonya, yaptığı çalışmalar ile girişimcilere en iyi olanak sağlayan ülkelerin arasında. Estonya, girişimciler için iş vizesi dışında startup vizesi de veriyor. Girişimciler için ofis yeri imkanı sağlayan ve muhasebe işlerini yöneten aracı şirketler de vardır. Estonya’dan Avrupa pazarına açılmak oldukça kolaydır. Burada kurulan şirketler Avrupa Birliği’nin kabul ettiği bir vergi levhasına sahip olurlar. Bununla Avrupa’ya fikirlerini pazarlayabilirler. 

  • Kanada

Kanada girişimcileri en çok destekleyen ülkelerden biridir. Girişimler için “Start-up Vizesi”ni yeniden düzenlemiştir. Buna göre; göçmen girişimciler ve Kanadalı özel şirketleri bir araya getirerek göçmen girişimcilerin yatırımcılarla buluşmalarını sağlamaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İnsanlar Neden Girişimci Olmak İster?

Çağımızın Mesleği: Girişimcilik

İŞ-YAŞAM DENGESİ