Nitelikli Eğitim
Eğitim, temel bir insan hakkı ve insanların kendilerini
eşitsizlik ve yoksulluktan kurtarabilmelerine imkan sağlayan bir araçtır.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamındaki nitelikli eğitim ise Herkes için
kapsayıcı ve nitelikli eğitimin sağlanması ve yaşam boyu öğrenimin
desteklenmesidir. Bu amaç doğrultusunda toplam 10 tane alt hedef vardır.
• Bütün kız ve erkek çocuklarının onları ilköğretime hazır
hale getirecek kaliteli okul öncesi eğitimine erişimlerinin güvence altına
alınması,
• İnsana yakışır işlerde çalışmak için gerekli mesleki ve
tekniki eğitime erişimin sağlanması ve güvence altına alınması,
• Eğitim alanındaki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin
ortadan kaldırılması ve engelliler, yerliler ve kırılgan durumdaki çocuklar
dâhil, kırılgan insanların her düzeyde eğitim ve mesleki eğitime eşit biçimde
erişimlerinin sağlanması,
• Bütün gençlerin ve hem kadın hem de erkek olmak üzere
yetişkinlerin büyük bir bölümünün okuryazar olmasının ve matematiksel beceriler
kazanmasının güvence altına alınması gibi hedeflerdir.
![]() |
Eğitim önemlidir. Çünkü her şeyden önce eğitim, birçok
Sürdürülebilir Kalkınma Amacının (SKA) gerçekleşmesinde başlıca anahtar görevi
görür. İnsanlar nitelikli eğitim alabildiklerinde yoksulluk girdabından da
kurtulabilirler. Bu nedenle eğitim eşitsizliklerin azaltılması ve toplumsal
cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yardımcı olur. Ayrıca nerede olursa olsun
insanların daha sağlıklı ve sürdürülebilir yaşamları olmasını sağlar. Eğitim
ayrıca hoşgörünün gelişmesi ve barışçıl toplumların inşasına da destek olur.
Eğitim 3 farklı bileşeni barındırır;
İçerik: Burada temel olarak müfredat karşımıza çıkar.
Belki de hemen hemen her öğrencinin yakındığı müfredat yoğunluğu, sık sık değişen eğitim
ve sınav sisteminin aşırı bilgi yüklemesi, öğrenciler için büyük zorluklar
oluşturmaktadır.
Böyle bir sistem öğrencileri öğrenmekten ve sorgulamaktan uzaklaştırır,
teorik bilgileri ezberlemeye teşvik eder.
Bu noktada içeriğin dinamik kaliteli ve zamana göre sürekli
güncellenen belli standartlarda müfredat yapılarına sahip olması gerekir.
Ayrıca içerik bize ait, yani milli bir karakterde olmalıdır.
Ortam: Eğitimin fiziksel yapısı ve donanımını
kapsar.
Nüfus artışı paralelinde okulların ihtiyacı karşılayacak sayıda
olmayışı eğitimin kalitesi açısından bir dezavantajdır. Yetersiz okul ve
yetersiz öğretmen sayısı çok kalabalık sınıfların oluşmasına neden olur.
Okulların tesis ve ekipman kalitesi de ortam bileşeninin niteliğini etkileyen
diğer fiziksel unsurlardandır.
Süreç bileşeninde ise; eğitimde esas amacın sınav
değil öğrenme olması gerektiği vurgulanabilir.
Öğrencilerin
kendi gelişimleri başta olmak üzere nitelikli eğitimin her bir parçası, eğitim
süreci boyunca değerlendirilerek dinamik bir şekilde yönetilmelidir.
Nitelikli Eğitime Öğreticinin Etkisi
Eğitimin başarısının ve niteliğinin belki de baş aktörü
öğretmendir. Eğitimde verimlilik öğretmenin niteliği ile doğrudan
ilişkilidir. Aslında öğretmenler;
öğrenmenize rehberlik ederler. Günümüzde öğrenmeyle ilgili en büyük sorunlardan
birinin bilgi yüklenmesi olduğundan bahsetmiştik. Bu noktada ihtiyacımız olan
mentor bir öğretmen; hedeflerinize göre odaklanmanız için doğru materyali
göstererek veya kendi başınıza çözebilmek için doğru soruları sorarak gürültüyü
kesmenize yardımcı olabilir.
Kişisel gelişime destekçi ve öğrenci merkezli bu yaklaşımla
nitelikli eğitim sağlanabilir.
Eğitimde Fırsat Eşitliği
Eğitim Programları Fırsat Eşitliğini Sağlayıcı olmalı
demiştik. Bu; “nitelikli eğitimin herkes için kapsayıcı olabilmesi” adına
gereklidir.
“Herhangi bir sisteme
ilişkili olanlar arasında eşit koşulların sağlanamaması veya eşit olanaklarının
kullanılamaması” olarak tanımlayabileceğimiz fırsat eşitsizliğini en aza
indirebilmemiz hatta mümkünse tamamen ortadan kaldırabilmemiz gerekir.
Günümüzde
karşılaştığımız Fırsat eşitsizliklerine,
·
Coğrafi Koşulların, Ekonomik
şartların ve Teknolojiye Erişim imkanının herkes için aynı olmaması
·
Engelli bireyler için adil eğitim şartların
sağlanamaması
·
Dünyanın birçok yerinde kız çocuklarının eğitimde hala
erkek çocuklardan daha az hakka sahip olması
örnekleri
verilebilir.
Değişen Eğitim Modelleri
Eğitim oldukça dinamik bir olgu ve dolayısıyla sürekli bir
gelişim, değişim halinde. Eğitimin bu değişiminin yakın zamanımızdan iki tanığı
ise sanayi ve bilgi toplumlarıdır.
Sanayi toplumu, sanayi devrimi sonucu ortaya çıkan ve artan
üretim hacmiyle birlikte gücün mal yani meta ile özdeşleştiği bir toplum
modelidir. Zamanla ve teknolojideki gelişmelerle bu sanayi toplumu bilgi
toplumu haline gelmiş ve sanayi toplumundaki metanın yerini bilgi almıştır.
Günümüzde bilgiyi yani gücü elinde tutan kesimler de
bilgiden aldıkları bu gücü kullanarak eğitim kurumları aracılığıyla toplumu
yeniden şekillendirirler.
Peki bunu nasıl yaparlar?
Günümüz bilgi toplumları için bu süreci bilgi toplumu
eğitim programı olarak ifade edebiliriz.
Bu program kapsamında, değişen çağın bir sonucu olarak
öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve becerilerindeki değişim gözetilir.
Modern çağda bilgi her yaştan ve her kesimden kişilerce
ulaşılabilir durumda ve bu da bilginin niteliği ve niceliğini de doğrudan
etkilemektedir. Bilginin nicelik ve niteliğinin standart hale getirmesi
amacıyla yeniden yapılandırılması gerekmektedir.
Bilginin herkes tarafından her yaşta ulaşılabilir olması
yaşam boyu eğitim kavramının öneminin anlaşılmasını sağlamıştır.
İletişim teknolojilerindeki gelişimle eğitim ortamının
dijitale taşınabilir hale gelmesi de eğitim ortamının örgün kurumlar dışına
çıkmasını sağlamıştır ki bizler yaklaşık 1 yıldır bu durumu online eğitim
alarak tecrübe etmekteyiz.
Eğitimin dijitale taşınması konusundaki temel etmen ise
tabii ki teknoloji ve eğitim ilişkisidir. Yazının icadından ilk kitapların
basımına ve günümüzdeki dijital teknolojilere kadar süregelen bu birliktelik
sebebiyle eğitim teknolojiden doğrudan etkilenmiştir. Teknoloji çok hızlı
gelişiyor ve bu sebeple de çağdan çağa yetkinlikler ve ihtiyaçlar değişiyor.
Eğitim programları da modern çağa ayak uydurmak durumunda kalıyor. Ancak eğitim
ve teknoloji arasındaki ilişkinin gerçekleşebilmesinin en önemli şartlarından
biri de toplumların modern teknolojiye adapte olabilmesidir.
Peki teknoloji, bu adaptasyonu sağlamış olan
toplumlarda eğitime nasıl katkıda bulunuyor?
·
Temel eğitim aktivitelerini otomatikleştirme imkanı sağlar
·
Öğrencilerin özel destek avantajı oluşturur.
·
Faydalı geri bildirimler sunar.
·
Eğitim yapısını değiştirebilir.
·
Deneme yanılma öğrenimini daha aktif hale getirir. Kendini sürekli geliştirir.
Teknoloji
mevcut eğitimi nitelikli hale getirebilir mi?
Bu soruya evet cevabını verebiliriz ancak teknolojinin
nitelikli eğitimin sağlanmasındaki tek etken olmadığını da unutmamamız gerekir.
Örneğin örgün eğitimde lokasyon kaynaklı fiziksel koşullar sebebiyle okuluna
gidemeyen ve eğitim göremeyen kişiler için nitelikli eğitimin kapsayıcılık
özelliği geçersiz kalmaktadır. Teknoloji ise eğitimin bağlamını dijital ortama
taşıyarak herkesin eğitime ulaşmasını sağlar ancak durum her zaman bu örnekteki
gibi olmayabilir.
Teknolojinin eğitimi nitelikli hale getirebilmesi için
toplumsal entegrasyon ve dış faktörlerin de giderilmesi gerekmektedir.
Yakın
gelecekte bizi neler bekliyor?
Günümüzde, eğitimdeki YZ kullanım oranı %1 YZ kullanım
oranındaki artış %45. Bu da bize ilerleyen yıllarda YZ’nın eğitimde çok daha
fazla yer bulacağını gösteriyor.
Aynı şekilde yakın gelecekte eğitimde kullanılan mevcut
teknolojik aygıtların yanı sıra giyilebilir teknolojilerin kullanımı ve genel
teknolojik varlık da artacak.
Ayrıca YZ temelli kişiselleştirilmiş eğitimin de
yaygınlaşarak gelecekteki eğitim programlarında yer bulması öngörülmektedir.
İnsanlar eğitim sayesinde daha iyi bir işe ve hayata sahip
olurlar mı?
OECD ve AYB nin birlikte gerçekleştirdiği bir çalışmada 78
farklı ülkede eğitimin meydana getirdiği faydalar incelenmiş ve genel olarak 9
başlık altında toplanmıştır.
Bunların ilki gelir artışı.
İkinci sonuç
ise bireysel ve toplumsal sağlık.
Eğitimli bireyler kendi ve çevrelerinin sağlıkları için gerek tedavi edici ve gerekse önleyici sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmektedir.
İyileşen sağlık uygulamalarının bir sonucu olarak doğum
kontrolünün önemi anlaşılır ve doğurganlıkta düşüş görülür.
Nitelikli eğitime erişebilen toplumlarda aynı zamanda demokrasi
bilinci oluşur.
İlk maddede belirttiğimiz gelir artışının bir yansıması
olarak nitelikli eğitime erişebilen toplumlarda eşitsizlik ve yoksulluk
azalır.
Eğitimin sağladığı diğer faydalar ise çevrenin tanınması
sonucu çevre bilincinin artması ve nitelikli eğitim kapsamında alınan etik
eğitimi sayesinde mülki ve toplumsal suçların azalmasıdır.
Tüm bu çıktılar bize gösteriyor ki ; Eğitim;
gerçek anlamda kaliteli ve demokratik yaşam için, bireysel ve toplumsal bir
gereksinimdir.
Pandemiyle
Eğitimde Neler Değişti?
Covid-19
pandemisinin etkileri incelendiğinde sadece küresel bir salgın hastalık olmanın
ötesinde ilk olarak insanlığın, devamında eğitim alanının geçmesi gereken bir
sınav olduğu düşünülmekte. Pandemiyle beraber insanlar maske takmaya
başlamış, ancak acı bir deneyimle yetersiz eğitim sisteminin, eşitsizliğin ve
küreselleşmenin maskesi düşmüştür.
Eğitimciler
için nitelikli eğitimde öğretmenlerin ve üniversitedeki öğretim elemanlarının
rollerinin nasıl olması gerektiği süregelen bir tartışma konusudur. Öğretmen,
eğitimin merkezinde bilginin sağlayıcısı mı olmalı yoksa öğrenenin yanında yol
gösterici, kolaylaştırıcı bir rehber mi olmalı? Bu tartışma
sorularının cevabı kısmen de olsa Covid-19 kriziyle beraber şekillendi.
Öğretmen
merkezli süreçlerde öğrenenler yeterince özgüven ve otonomluk kazanamamakta,
dolayısıyla öz-yönelimli ve öz-yönetimli öğrenme becerileri
geliştirememekteler. Öğrenenler acil uzaktan eğitim süreçlerinde ihtiyaç
duyulduğunda öğrenme sorumluluklarını alamadıkları için zorlanmaktalar. Pandemi
sonrası yeni normalde belki de dikkate alınması gereken en önemli konulardan
birisi de budur.
Pandemi
ile çizilen tablo, genelde tüm eğitim sisteminde özelde ise yükseköğretim
sisteminde dijital dönüşümün önem ve gerekliliğini de ortaya koymakta. Bununla
beraber dijital dönüşüm salt teknoloji yatırımı değil, dijital teknolojilerle
desteklenen süreçlerin geliştirilmesi şeklinde yorumlanmalı. Yani dijital
dönüşüm sürecinde sadece teknolojiye dayalı altyapının değil, zihinsel dönüşümün
de gerçekleşmesi, dönüşen ekosistemindeki paydaşların dönüşümü kabullenerek
süreci hızlandırması beklenmekte.
Dünyada Nitelikli Eğitim | Neleri Farklı Yapıyorlar?
1.
Öğrencilerin bireysel farklılıklarına önem veriyorlar
2.
Dünya standartlarına uygun bir eğitim sistemi kuruyorlar
3.
Öğretmenlerin donanımlı ve başarılı olmasına önem gösteriyorlar
4.
Eğitimde eşitliği sağlıyorlar
5.
Öğrencilerin ve öğretmenlerin performansını arttıracak eğitimler veriyorlar
Finlandiya
Dünyadaki en kısa okul saatine ve eğitim
dönemine sahip.
Öğrenci odaklı bir eğitim sistemi vardır.
Öğrencilerin soru sorması bekleniyor.
Kanada
Kanada, dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahip
olmakla birlikte her geçen sene üstüne koyarak ilerleyen okulları sayesinde adından
sıkça söz ettirmekte. Her eyaletin kendi eğitim bakanlığı var. Çoğu okulun veli
danışma konseyi bulunuyor.
İsviçre
Liseler teknik ve uygulamalı derslere önem vermekte. Birçok
öğrenci üniversiteden önce meslek bölümünü belirlemiş olur. Her okul ve üniversite kendi sınavını kendi yapmaktadır. Her
üniversitenin eğitim programı ve dersleri farklıdır.
Fransız eğitim sistemi, özünde ulusal bir karakter taşımakta.
Bu eğitim 4 temel değişmez ilkeye bağlıdır.
Ücretsiz Eğitim, Tarafsızlık, Laiklik, Eğitim Özgürlüğü
Almanya
Almanya, iyi organize
edilmiş bir eğitim modeli içerisinde ailenin mali durumundan bağımsız olarak,
her bireye kendi yetenek ve ilgi
alanına göre en uygun eğitim imkanını sağlamak üzerine kuruludur.

Yorumlar
Yorum Gönder