Kişisel ve Kurumsal Değer
PharManage-360 programının sloganı olan “Kendini Yönet” ilk ayımızın atölye çalışmasını tamamladıktan sonra benim için daha anlamlı hale geldi. Bir ay boyunca ekibimle beraber kendi konumuz olan “kişisel ve kurumsal değerler” hakkında çok fazla bilgi edindim. Üstelik ilk aşamada kimse bize bunları anlatmadı. Makaleler taradık, yararlı bulduğumuz içerikleri birbirimizle paylaştık, özetler çıkarttık ve toplantılar aldık. Tüm bunları yaparken yoldaşlarımız bizi destekledi ve ekip çalışmasını büyük bir uyum içinde gerçekleştirdik. Peki neler öğrendik?
Kişisel değer bizi biz yapan olgulardır. Davranışlarımızı, tutumlarımızı ve yargılarımıza rehberlik etmekte ve onları etkilemektedir. Kendi değerlerimizi tanımlayarak bireysel farkındalık geliştiririz, netlik kazanırız ve karar vermemizi kolaylaştırırız. Adalet, mutluluk, güven ve huzur değerlerini örnek olarak gösterebiliriz.
Kurumsal değer şirketin pusulasıdır, şirketi ayakta tutar. Çalışanların değerleriyle uyuştuğu zaman tutarlı bir şekilde faaliyet gösterir. Örnek verecek olursak yenilik, cesaret, doğruluk bir şirketin değerleridir. Bunlar değişmez mi peki? Değişebilir. Rekabet, hızlı büyüme, değişen dünya ve performans gibi nedenlerden dolayı kurumlar değerlerinde yeni düzene uyum sağlamak amacıyla değişikliğe gidebilirler.
İlk konuğumuz olan Dr. Anooshirvan Miandji değerler, etik, amaç ve hedef konuları üstüne bu zamana kadar dinlediğim en güzel ve verimli konuşmalardan birini gerçekleştirdi. Size bu sunumdan not aldığım kısımların birkaçından bahsetmek istiyorum.
Problem Çözme: Şirketlerin aradığı en önemli özelliklerin başında gelen problem çözme becerisinin önemine değindi. Neden en önemli çünkü problem oluşturan kişi sayısı çok ama şirketlere gereken özellik tabii ki de bu problemleri çözebilecek bir kişi.
Mesleki Terminoloji: Kendi alanımızda başarılı olmak sadece sorumluluğumuzda olan işleri düzgün bir şekilde tamamlamakla olmuyor. Asıl başarı bizim o alana yeni bir terim katabilmiş olmamız. Behçet hastalığı buna verilecek güzel bir örnek. İnovasyona yapmış olduğu tanım ve mesleki terminolojiyi iyi bilmemiz gerektiğini söylemesi, ayrıca kendi eğitim döneminden vermiş olduğu ‘Ben her şeyi sorgulardım, nedenini öğrenirdim’ örneği, kendi çalışmalarımı daha titizlikle yapma isteğini bende uyandırdı.
Düşüncelerimizin iyi olup olmadığını anlamak için 3 soruyu sormamız gerektiği ve karar alırken etik davranmamız gerektiğinin üstünde durdu. Bu 3 soru ise şu şekilde sıralanabilir:
1-Düşüncemiz tutarlı mı?
2-Düşüncemizin ayırt edici özelliği nedir?
3-Başkaları da bu düşünceyi sizin gördüğünüz gibi görüyor mu?
“Endüstri Bizden Ne İstiyor?” kısmını ise 10 başlık altında topladı ve alıntılarla gayet net bir şekilde bize aktardı. Yaratıcılığımızı geliştirerek, insan yönetimimizi geliştirir başkalarıyla koordineli çalışabilirsek ve problemleri soruya çevirip hatanın ya da sorunun kaynağını bulup çözüm üretirsek endüstrinin bizden istediğinin büyük kısmını karşılamış oluruz.
Tüm bu yazdıklarımın ortak noktası ise çok çalışmaktan geçiyor. Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin evlendikten sonraki gün yine işe gitmeleri, aşıyı bulduktan sonra kutlamayı sadece çay içerek yapıp ardından hemen tekrar çalışmalarına devam etmeleri ve Pfizer ile anlaşmaları sonrası sorumluluklarının fakında olup işe gitmeleri bizler için çok güzel bir örnek. Ben kendi adıma çalışmanın öneminin bir kez daha farkına vardım. Biz emek verdikçe, üstüne düştükçe öğrenip geliştirebiliriz. Sonuçta başarı kolay elde edilir, zor hak edilir.
Efsa AĞIR
Yorumlar
Yorum Gönder